at about - Türkisch Englisch Wörterbuch

at about

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Bedeutungen von dem Begriff "at about" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 11 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Phrases
at about adv. civarı
I got up at about six.
Altı civarı kalktım.

More Sentences
at about adv. gibi
Tom left the building at about 6 p.m.
Tom binayı akşam 6 gibi terk etti.

More Sentences
at about adv. sularında
A gunman shot Ivana Hodak, a 26-year-old law intern, in the hallway of her apartment building at about 11am.
Silahlı bir kişi, 26 yaşındaki hukuk stajyeri Ivana Hodak'ı sabah saat 11 sularında apartmanının koridorunda vurdu.

More Sentences
Colloquial
at about expr. civarında
The vote will take place immediately after the debates, at about 5.30 p.m.
Oylama, tartışmalardan hemen sonra, saat 17:30 civarında yapılacaktır.

More Sentences
at about expr. yaklaşık
I understand that the EU average is currently at about 1% over.
Anladığım kadarıyla AB ortalaması şu anda yaklaşık %1'in üzerinde.

More Sentences
Phrases
at about adv. tahmini
Colloquial
at about expr. '-e yakın
at about expr. takribi
at about expr. raddelerinde
at about expr. neredeyse
at about expr. hemen hemen

Bedeutungen, die der Begriff "at about" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 24 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
at about the same time adv. hemen hemen aynı zamanlarda
the tour starts at about ... expr. tur yaklaşık saat ...'da başlıyor
he's been asking about you at the set expr. sette seni sorup duruyormuş
Phrasals
carp at someone (about someone or something) v. birisine bir şey hakkında şikayette bulunmak
keep at someone about something v. başının etini yemek
keep at someone about something v. birine sürekli olarak birşeyi yapmasını hatırlatmak
rant at someone about something v. bir şey hakkında birisine içini dökmek/dert yanmak/sızlanmak
keep at someone (about something) v. birine sürekli bir şeyi yapmasını hatırlatmak
keep at someone (about something) v. başının etini yemek
keep at someone (about something) v. birine sürekli bir şeyi yapması için dırdır etmek
Phrases
she laughs at my dreams, but I dream about her laughter expr. o benim hayallerime güler fakat ben onun gülüşünü hayal ederim
Idioms
laugh at just about anything v. ota boka gülmek
keep at (one) about (something) v. (birinin bir konuda) başının etini yemek
keep at (one) about (something) v. (bir konuda birini) sürekli sıkıştırmak/dürtmek
keep at (one) about (something) v. (birini bir konuda) sürekli teşvik etmek
keep at (one) about (something) v. (bir konuda birinin) peşini bırakmamak
keep at (one) about (something) v. (bir konuda birini) sürekli motive etmek
keep at (one) about (something) v. (bir şeyi) yapması için (birine) dırdır etmek
keep at (one) about (something) v. (birinin bir şeyi) yapmasını sürekli hatırlatmak
all at sea about something expr. muallakta olmak
at sea about (something) expr. (bir şeyle) ilgili kafası bulanık
at sea about (something) expr. (bir şeyle) ilgili muallakta
at sea about (something) expr. (bir şeyle) ilgili kafası karışmış
Slang
(all) at sea (about something) expr. kafası karışmış